|
TANINMAYAN ŞÖHRET
Barış Manço eskiden bir çıksa Beyoğlu'na
peşine bir sürü insan takılırdı. Oysa bugün kimse tanımıyor Barış'ı.
Nasreddin Hoca'mızın bir "Kürk
Hikayesi" vardır, ünlüdür. Asker ocağına girdikten sonra da Barış
Manço'nun bir Saç-sakal hikayesi çıktı ortaya.
SAÇSIZ SAKALSIZ BARIŞ MANÇONUN HALİ
Saçı ve sakalı kesildikten sonra
"Yolunmuş tavuk" örneği, "Anacığı" tarafından
bile tanınmayan Barış Manço'yu yanıma aldım. Önce, bir plak şirketine
gittik. Elinde bir saz. Işık Plak şirketinin sahibi Fahri Bey'e Barış'ı
şöyle tanıttım:
- "Fahri Bey, Kozanlı Aşık
Ferhat'ı takdim ederim size. Elini uzatsan da bir plağını çıkarsan
piyasaya."
Plakçı Fahri Bey açık konuştu:
- "Vallahi beyim" dedi.
"Biz ancak gözümüzle görünce adamlara sarılırız. Meşhur
oldu mu arkalarından koşarız. Bu arkadaş yeni, iş yapmaz ki!.."
O zaman tanıştırdım Barış Manço'yu
asıl kimliği ile fahri Bey'e. Adamcağız "şoke oldum"
dedi ve şöyle konuştu:
- "Ağrıma giden ne, biliyor
musunuz? En azından bin defa görmüşümdür Barış Bey'i. Ve takdir
ettiğim bir sanatçıdır. Nasıl oldu da tanımadım, hayret!.."
SATICI DA TANIMADI
Bir plak satıcısına gittik. Barış,
satıcıdan kendi plaklarını istedi. Adam çıkarıp verdi. Sordum satıcıya:
- "Bu plak alan beyi tanıdın mı?"
Satıcı Cevat Onat:
- "Tanımadım ama her müşteri
bizim için muhteremdir." dedi. Tekrar sordum:
- "Barış Manço'nun plaklarından
çok satıyor musun?"
- "Çok" dedi plak satıcısı...
- "Karşındaki Barış Manço"
dedim, satıcının ağzı açık kaldı.
RAHAT HAYAT BU
Beyoğlu'nda bir tur attık Barış Manço
ile. Simitçiden simit alıp yiye yiye gezdik. Kimse aldırmadı ikimize
de. Barış dedi ki:
- "Eski halimle burada acaba adım
atabilir miydim! Bir bakıma rahat hayat bu."
Tek tük uyananlar çıktı gençlerden.
Fısıltı halinde "Bu Barış Manço galiba" dediler o
kadar. Ve bu gezimizin sonunda anladık ki, Barış Manço saçsız ve
sakalsız, "Kürksüz Nasreddin Hoca"ya çok benziyor.
Şimdi Barış'ın içinde bir askerliği
bitirme telaşı var. Saçına ve de sakalına kavuşmak için...
(Necmi Onur, 29.9.1972, Hürriyet Kelebek)
|